Cilt bakımında raflar doldukça bakımın daha “iyi” olacağına dair yaygın bir algı var. Oysa çoğu zaman sonuç tam tersi olur: karmaşa, yorgunluk ve beklentiyi karşılamayan bir rutin. Bu noktada asıl soru şudur: Gerçekten çok ürüne mi ihtiyacımız var, yoksa doğru ürünü bulmak mı daha önemli?
Birden fazla ürünü üst üste kullanmak her zaman bilinçli bir bakım anlamına gelmez. Özellikle:
ciltte hassasiyet, dengesizlik ve “ne işe yarıyor” belirsizliği yaratabilir. Cilt, ne kadar çok şey yapılırsa o kadar iyi tepki veren bir yapı değildir.
Bu tür karmaşalar, zamanla cildin kendini koruma mekanizmasını zorlayabilir. Bu yapının nasıl çalıştığını ve neden bu kadar önemli olduğunu Cilt Bariyeri Nedir? başlıklı yazımızda daha yakından ele alıyoruz.
“Doğru ürün”, en pahalı ya da en çok konuşulan ürün demek değildir. Şu üç soruya net cevap veren üründür:
Doğru ürün, rutinde bir boşluğu doldurur. Fazlalık yaratmaz; bakımın yönünü netleştirir.
Minimalist bakım, “az ürün” takıntısı değil; bilinçli seçim yaklaşımıdır. Daha az ürünle:
Bu yaklaşımda bakım, karmaşık bir görev olmaktan çıkar; anlaşılır ve takip edilebilir bir düzene dönüşür.
Lilyum Etik Bakım’da temel yaklaşım; cildi yormayan, ihtiyaca odaklanan ve rutinde anlamlı bir yeri olan ürünler geliştirmektir. Bir ürünün varlığı, başka bir ürünü zorunlu kılmak için değil; tek başına da işlevini yerine getirebilmesi için tasarlanır.
Bu nedenle bakım, “kaç ürün kullandığın” üzerinden değil; ürünlerin ciltle kurduğu ilişki üzerinden değerlendirilir.
Cilt bakımında asıl mesele çokluk değil, yerindeliktir.Az ama doğru seçilmiş ürünler; cildin dilini anlamayı, bakımın etkisini fark etmeyi ve uzun vadede daha dengeli bir cilt hissini mümkün kılar.
Bir sonraki adımda kendine şunu sormak yeterli olabilir:“Bu ürün cildime gerçekten ne katıyor?”