“Doğal” kelimesi, cilt bakımında en sık kullanılan ama en az netleştirilen ifadelerden biri.Bir ürünün üzerinde bu kelimeyi görmek, çoğu zaman içeriğin tamamı hakkında hızlı bir güven hissi yaratıyor. Oysa etikette yer alan tek bir kelime, bir ürünün ne olduğu ya da ne olmadığı hakkında tek başına yeterli bilgi vermez.
Gerçek şeffaflık, iddialı ifadelerden çok etiketi okuyabilme ve anlayabilme becerisiyle ilgilidir.
Cilt bakımında “doğal” kelimesinin tek ve evrensel bir tanımı yoktur.Bu ifade çoğu zaman bitkisel kökenli hammaddeler içerdiğini, petrol türevlerinden uzak durulduğunu ya da daha sade bir formül tercih edildiğini anlatmak için kullanılır. Ancak bu, ürünün tamamının doğadan birebir alınmış olduğu anlamına gelmez.
Kozmetik ürünler; stabilite, güvenlik ve raf ömrü gibi nedenlerle çoğunlukla işlenmiş bileşenler içerir. Bu durum tek başına olumsuz değildir; önemli olan nasıl işlendiği ve neden kullanıldığıdır.
Bir ürünün gerçekten ne sunduğunu anlamanın yolu, ön yüzündeki vaatlerden değil INCI (içindekiler) listesinden geçer.
Burada dikkat edilmesi gereken birkaç temel nokta vardır:
“Doğal” olduğu söylenen bir ürünün içindekiler listesi, karmaşık ve okunamaz olmak zorunda değildir. Aksine, sade ve anlaşılır listeler çoğu zaman daha şeffaf bir yaklaşımı yansıtır.
Hayır.Doğal içerikli ürünler, her cilt için otomatik olarak uygun değildir. Bitkisel kaynaklı bazı bileşenler hassasiyet oluşturabilir; bazı ciltler ise daha minimal formüllerle daha iyi hisseder.
Bu nedenle bilinçli tüketim, “en doğal olanı” aramak değil; kendi cildinin neye nasıl tepki verdiğini bilmekle ilgilidir.
“Doğal”, “temiz”, “katkısız”, “kimyasalsız” gibi ifadeler kulağa güçlü gelir. Ancak bu kelimeler çoğu zaman hukuki ve teknik olarak net tanımlar içermez.Bu noktada önemli olan, markanın içeriği saklamadan açıkça paylaşması, kullanılan hammaddelerin neden seçildiğini anlatabilmesi ve abartılı vaatlerden kaçınmasıdır.
Bilinçli tüketici olmak; her etiketi ezbere bilmek değil,soru sormaktan çekinmemek,iddiaları sorgulamakve etiketle anlatılanın gerçekten örtüşüp örtüşmediğine bakabilmektir.
Doğal içerik, tek başına bir hedef değil; bilgiyle desteklendiğinde anlam kazanan bir yaklaşımdır.